301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
31 Ağustos 2026 - Pazartesi 01:33 Bu haber 33346 kez okundu
 
BU SADECE FIRTINA DEĞİL, İHMALLER ZİNCİRİ ARAŞTIRILMALI”
Asayiş Haberi


Stratejik Deniz Güvenliği Uzmanı ve Gemi Kaptanı Şahin Avşar’dan FİLO JET faciasına ilişkin çarpıcı değerlendirme: “Kaptanı suçlamak kolay, asıl mesele sistemi sorgulamak” GİRNE – TAŞUCU Girne Limanı’ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden FİLO JET isimli yüksek hızlı katamaranın kısa süre sonra su alarak alabora olması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde büyük bir deniz faciasına yol açtı. Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu açıklandı. Kazada 8 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin kurtarıldığı ve kayıp kişilerin bulunması için arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Kaza sonrası kaptan ve 7 görevli hakkında adli işlem başlatıldı; kaptanın daha sonra tutuklandığı bildirildi. Kazanın kesin nedeni henüz resmi teknik raporla ortaya konulmuş değil. Ancak olayın ardından ortaya çıkan görüntüler, yolcu anlatımları ve basına yansıyan iddialar, “FİLO JET neden battı?” sorusunun çok daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu soruyu Stratejik Deniz Güvenliği Uzmanı ve Gemi Kaptanı Şahin Avşar ile konuştuk. --- “Deniz kazaları tek bir cümleyle açıklanamaz” Şahin Avşar'a göre kazayı yalnızca hava şartlarına bağlamak, soruşturmanın kapsamını gereksiz biçimde daraltabilir. > “Denizde fırtına elbette ciddi bir risk faktörüdür. Ancak profesyonel denizcilikte asıl soru şudur: Bu gemi, o hava ve deniz şartlarında sefere çıkmaya uygun muydu? Eğer uygunduysa, su alma olayı neden meydana geldi? Su aldıktan sonra uygulanan prosedür doğru muydu?” Avşar, özellikle geminin teknik durumu, su geçirmez bütünlüğü, stabilitesi, bakım geçmişi, sefer izni ve mürettebat yeterliliğinin birlikte incelenmesi gerektiğini vurguluyor. > “Bir gemi kazasında yalnızca son 10 dakikaya bakılmaz. Geminin geçmişinden başlayıp kazanın gerçekleştiği ana kadar bütün süreç incelenir.” --- EN KRİTİK SORU: SU GEMİYE NEREDEN GİRDİ? Kaza sonrası ortaya çıkan en önemli teknik sorulardan biri de suyun gemiye hangi noktadan girdiği. Gemi Mühendisleri Odası da FİLO JET kazasıyla ilgili açıklamasında stabilite, su geçirmez bütünlük ve yaralı stabilite konularının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Avşar şöyle konuşuyor: > “Katamaran tipi bir yolcu gemisinin bir bölümünde meydana gelen su alma olayının diğer bölümlere nasıl yayıldığı, geminin stabilitesini ne kadar sürede etkilediği ve geminin neden bu kadar kısa sürede alabora olduğu teknik olarak ortaya konulmalı.” > “Su giriş noktası bulunduğunda çok önemli bir soru daha ortaya çıkar: Bu açıklık normal şartlarda kapalı olması gereken bir kapak, kapı, lumbuz veya başka bir su geçirmezlik unsuruyla mı bağlantılıydı?” --- YOLCULARIN ‘KAPTANA SÖYLEYİN, GERİ DÖNSÜN’ DEDİĞİ GÖRÜNTÜLER Kazanın ardından sosyal medyada yayılan bazı görüntüler de soruşturma açısından dikkat çekici. Bir videoda yolcuların mürettebata tepki göstererek “Kaptana söyleyin, geri dönsün” şeklinde uyarılarda bulunduğu görülüyor. Görüntüler basına da yansıdı. Avşar'a göre bu görüntüler tek başına herhangi bir kişinin sorumluluğunu kanıtlamaz; ancak zaman çizelgesinin oluşturulması açısından önemli bir delil niteliği taşıyabilir. > “Video kayıtları çok önemli. Burada saniye saniye zaman çizelgesi çıkarılmalı. İlk su ne zaman fark edildi? İlk yolcu ne zaman uyarıda bulundu? Mürettebat ne zaman haberdar edildi? Kaptana bilgi ne zaman ulaştı? Geminin hızı o sırada neydi? İlk alarm ne zaman verildi?” > “Bunların tamamı kamera kayıtları, yolcu telefonları, AIS verileri, seyir kayıtları ve sefer veri kaydedicisiyle karşılaştırılmalı.” --- “PERSONEL YOLCULARIN UYARILARINI DİKKATE ALDI MI?” Bazı görüntü ve haberlerde, yolcuların gemideki su girişini fark ederek personeli uyardığı; buna rağmen geminin bir süre daha seyretmeye devam ettiği yönünde iddialar yer alıyor. Patronlar Dünyası da sosyal medyada yayılan görüntüler üzerinden yolcuların su girişini fark ettiğine ilişkin değerlendirmelere yer verdi. Ancak Avşar özellikle burada dikkatli olunması gerektiğini söylüyor: > “Bir yolcunun ‘su geliyor’ demesi ile mürettebatın gerçekten ne gördüğü ve hangi prosedürü uyguladığı birbirinden farklı şeylerdir. Bu nedenle personelin ihmali var demek için görüntünün tamamını, telsiz konuşmalarını, alarm kayıtlarını ve mürettebat ifadelerini görmek gerekir.” --- KAPTANIN EHLİYETİ VAR MIYDI? Kazanın ardından en ciddi iddialardan biri ise gemiyi kullanan kaptanın gerekli yeterlilik belgesine sahip olmadığı yönünde. Bazı basın kuruluşlarında yer alan iddialara göre, kaptanın gerekli ehliyete sahip olmadığı, hatta başka bir kaptana ait yeterlilik belgesinin kullanıldığı ve belgenin gerçek sahibinin gemide yolcu olarak bulunduğu ileri sürüldü. Ancak bu iddia henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. Şahin Avşar'a göre bu iddianın doğrulanması halinde soruşturmanın boyutu tamamen değişebilir: > “Eğer böyle bir iddia varsa bunun cevabı çok basit: Belge kayıtları incelenir. Kaptanın yeterlilik belgesi, geminin personel listesi, vardiya kayıtları, liman çıkış kayıtları ve ilgili idari sistemler karşılaştırılır.” > “Kimin geminin kaptanı olarak kaydedildiği ve fiilen kimin gemiyi kullandığı birkaç resmi kayıt üzerinden ortaya çıkarılabilir.” --- GEMİ DAHA ÖNCE İKİ KEZ KAZA MI YAPTI? FİLO JET'in geçmişi de soruşturmanın önemli başlıklarından biri. Basına yansıyan iddialarda geminin yaklaşık 7 yıl önce İskenderun'da bir kazaya karıştığı, daha sonra bakım ve onarımdan geçirilerek yeniden sefere çıkarıldığı; yaklaşık 3 yıl önce de ikinci bir kaza yaşadığı ileri sürülüyor. Geminin bu kazalardan sonra nasıl onarıldığı ve yeniden hangi teknik kontrollerden geçirilerek sefere uygun hale getirildiği henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Avşar burada kritik bir noktaya dikkat çekiyor: > “Geçmişte kaza yapmış olmak tek başına geminin güvensiz olduğu anlamına gelmez. Önemli olan hasarın ne olduğu, nasıl onarıldığı ve onarım sonrasında hangi kontrollerin yapıldığıdır.” > “Klas kayıtları, havuz raporları, bakım faturaları, hasar raporları, kaynak ve gövde kontrolleri, sertifikalar ve denize elverişlilik belgeleri incelenirse geminin teknik geçmişi ortaya çıkar.” --- “GEMİ ÇOK HIZLI MIYDI?” Kazanın ardından sosyal medyada ve bazı yolcu anlatımlarında geminin yüksek süratle seyir yaptığı yönünde iddialar da gündeme geldi. Ancak mevcut kaynaklarda bu iddiayı kesin olarak doğrulayan resmi bir seyir verisi bulunmuyor. Avşar'a göre bu sorunun cevabı da tahminle değil, elektronik kayıtlarla bulunabilir: > “Geminin kaç knot süratle gittiği tartışma konusu yapılmamalı; kayıt üzerinden ortaya çıkarılmalı. AIS verisi, makine kayıtları, seyir veri kaydedicisi, GPS verileri ve varsa radar kayıtları karşılaştırılmalı.” > “Eğer geminin su almaya başladıktan sonra yüksek süratle seyrettiği tespit edilirse, bunun geminin stabilitesine ve su alma hızına etkisi ayrıca incelenir. Ama bugün elimizde resmi veri olmadan ‘kaptan hızlı gidiyordu’ demek doğru değildir.” --- “KAPTAN VE PERSONEL KAÇTI” İDDİASI DA İNCELENMELİ Kazanın ardından sosyal medyada bazı yolcuların kaptan ve personelin gemiyi terk ettiği veya yolcuları yeterince yönlendirmediği yönünde iddialar dile getirdiği görülüyor. Ancak şu aşamada bu iddiayı doğrulayan resmi bir rapor bulunmuyor. Avşar'a göre burada da görüntüler belirleyici olabilir: > “Kim, hangi dakikada gemiyi terk etti? Kaptan nerede? Mürettebatın görev dağılımı neydi? Yolcuların tahliyesi sırasında kim hangi bölgede görev yaptı? Can salları neden ve hangi aşamada devreye girdi? Bunların tamamı kamera kayıtlarından ve personel ifadelerinden ortaya çıkarılabilir.” > “Özellikle kaptanın gemiyi en son terk edip etmediği, mürettebatın yolcuların tahliyesindeki görevlerini yerine getirip getirmediği ve acil durum prosedürünün uygulanıp uygulanmadığı soruşturmanın temel başlıkları olmalıdır.” --- “KAPTANI SUÇLAMAK EN KOLAY YOL” Avşar, soruşturmanın sadece kaptanın üzerine bırakılmasının yanlış olacağını belirtiyor: > “Kaptan soruşturmanın önemli bir parçasıdır ama tek parçası değildir. Geminin işletmecisi, teknik ekip, bakım sistemi, denetim mekanizması, liman çıkış prosedürleri ve geminin sefere uygunluk belgeleri de incelenmelidir.” > “Eğer kaptanın yeterliliğiyle ilgili bir sorun varsa, bunu kimin kontrol etmediği de sorulmalıdır.” --- “GEMİ KAZADAN İKİ AY ÖNCE DENETLENDİ Mİ?” Soruşturma açısından dikkat çeken bir başka nokta da FİLO JET'in kazadan yaklaşık iki ay önce Türk Loydu tarafından denetlendiğine ilişkin açıklama. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın açıklamalarına göre geminin kazadan yaklaşık iki ay önce denetlendiği belirtildi. Aynı açıklamalarda geminin çok hızlı su almaya başladığı ve kazanın nedeninin belirlenmesi için sefer veri kaydedicisinin önem taşıdığı ifade edildi. Avşar'a göre burada sorulması gereken soru şudur: > “Denetim yapıldıysa hangi kapsamda yapıldı? Denetimde hangi teknik unsurlar kontrol edildi? Geminin su geçirmezliği, gövde bütünlüğü, stabilitesi ve acil durum sistemleri hangi sonuçlarla değerlendirildi?” --- “KARA KUTU BİRÇOK SORUYA CEVAP VEREBİLİR” Kazanın yaklaşık 500 metreyi aşan derinlikte meydana gelmesi nedeniyle enkaza ulaşmak oldukça zor. Bu nedenle sefer veri kaydedicisi büyük önem taşıyor. Yetkililer de kazanın nedeninin belirlenmesinde kayıtların incelenmesinin kritik olduğunu belirtiyor. Avşar: > “Kara kutu bize geminin son safhasını anlatabilir. Fakat bütün resmi tek başına vermez. Kara kutu; AIS, meteoroloji, radar, bakım kayıtları, personel ifadeleri ve yolcu görüntüleriyle birlikte değerlendirilmelidir.” --- ŞAHİN AVŞAR: “BU OLAYIN ÜZERİ FIRTINA DENİLEREK KAPATILMAMALI” Stratejik Deniz Güvenliği Uzmanı ve Gemi Kaptanı Şahin Avşar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamlıyor: > “Bu olayın üzeri sadece ‘fırtına çıktı, gemi battı’ denilerek kapatılmamalı.” > “Geminin neden su aldığı, suyun neden bu kadar hızlı yayıldığı, geminin neden kısa sürede stabilitesini kaybettiği, kaptanın ve mürettebatın hangi prosedürleri uyguladığı, geminin hangi süratle seyrettiği, yolcuların uyarılarının ne zaman dikkate alındığı, tahliye sürecinin nasıl yönetildiği ve geminin teknik geçmişinin ne olduğu tek tek ortaya çıkarılmalı.” > “Kaptanın yeterliliğiyle ilgili iddia varsa belgeyle araştırılmalı. Geminin daha önceki kazaları varsa dosyaları açılmalı. Bakım ve onarımlar incelenmeli. Denetimler incelenmeli. Sefer izni incelenmeli.” > “Çünkü deniz kazalarında bazen tek bir hata faciaya neden olmaz. Küçük görünen birçok riskin aynı anda birleşmesi, büyük bir felakete dönüşür. Bizim görevimiz sadece suçlu aramak değil; o zincirin nerede başladığını ve hangi halkaların kırıldığını ortaya çıkarmaktır.” --- SORUŞTURMANIN CEVAP BEKLEYEN 10 SORUSU 1. Su gemiye tam olarak nereden girdi? 2. Geminin su geçirmez bütünlüğünde bir sorun var mıydı? 3. Kaptanın geçerli ve gemiye uygun yeterlilik belgesi var mıydı? 4. Başka bir kaptanın belgesinin kullanıldığı iddiası doğru mu? 5. Geminin geçmişteki kazaları ve onarımları nasıldı? 6. Geminin sefere çıkışından önce hangi teknik kontroller yapıldı? 7. Gemi kazadan önce hangi hızla seyrediyordu? 8. Yolcuların su girişi konusundaki uyarıları mürettebata ne zaman ulaştı? 9. Kaptan ve mürettebatın tahliye sırasında görevleri neydi ve bu görevler yerine getirildi mi? 10. FİLO JET'in sefere çıkmasına ilişkin teknik ve idari onay süreci eksiksiz miydi? Bu soruların cevapları verilmeden FİLO JET faciasını yalnızca “fırtına kaynaklı bir kaza” olarak nitelendirmek, deniz güvenliği açısından eksik bir değerlendirme olur.
Kaynak: Editör:
 
Etiketler: BU, SADECE, FIRTINA, DEĞİL,, İHMALLER, ZİNCİRİ, ARAŞTIRILMALI”,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
İstanbul

Güncelleme: 05.07.2022
İmsak
Sabah
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı